Thread Rating:
  • 7 Vote(s) - 2.43 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Salat-ı Münciye - Salatan Tüncina Duası
#1
Oku-1 
Salat-ı Münciye - Salatan Tüncina Duası

Salat-ı Münciye (Salaten Tüncina) nasıl okunur? Salat-ı Münciye duasının okunuşu ve anlamı naslldır? Salat-ı Münciye duası ve fazileti.

Salat-ı münciye (Salaten Tüncina) duasının Arapça yazılışı, okunuşu ve anlamı şu şekildedir:

Arapça Metni:


اَللّهُمَّ صَلِّ عَلَي مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِ مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِناَ بِهَا مِنْ جَمِيعِ الاَهوالِ وَ اْلآفاَتِ وَ تَقْضِي لَناَ بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّآتِ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَي الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَي الْغَيَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاتِوَ بَعْدَ الْمَمَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ  نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ
غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

Türkçe Harflerle Okunuşu

"Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemî'il-ehvâli vel âfat. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min-cemîi's-seyyiât ve terfe'unâ bihâ ındeke a'lâ'd-deracât ve tubelliğunâ bihâ aksâ'l-ğayât min cemiîl-hayrâti fî'l-hayâti ve ba'del-memât birahmetike Yâ erhame'r-rahimîn. Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr."


Türkçe Anlamı:

"Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e (asm) ve onun Ehl-i beytine salât eyle. Bu salâvat o derece değerli olsun ki: Onun hürmetine bizi bütün korku ve belalardan kurtarırsın. Bizim ihtiyaçlarımızı o salâvat hürmetine yerine getirirsin, bizi bütün günahlardan bu salâvat hürmetine temizlesin, o salâvat hürmetine bizi derecelerin en üstüne yüceltirsin, o salâvat hürmetine hayatta ve öldükten sonra düşünülebilecek bütün hayırlar konusunda gayelerin en sonuna kadar ulaştırırsın. Ey merhametlilerin merhametlisi, bize bunları merhametinle nasip eyle. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Ey Rabbimiz, senin mağfiretini dileriz, dönüş yalnız sanadır."

Farz namazından sonra dua etmek bidat değil, sünnettir.

Nitekim, Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’in rivayet ettiği bir hadiste peygamberimiz(a.s.m) şöyle buyurmuştur:

    “Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamdu sena etsin, sonra Peygamber’e salavat getirsin, ondan sonra dilediği dualar yapsın.” (bk. Neylu’l-Evtar, 2/577)


Bazı yerlerde, "Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr." kısmının olmadığını da belirtelim. Ancak bu kısmın söylenmesi de çok faydalıdır.

Bu Salâvat-ı Şerifenin büyük önemi ve sevabı vardır. Sürekli bu salavata devam edenin, belalardan emin, gelecek musibetlere perde, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir.

Dua esnasında eller (duanın seması sayılan) yukarıya açık olarak (ayrı) şekilde tutulur. İki elin avuç içi terazinin iki gözü gibi muvazeneli şekilde göğüs hizasında, semadan gelecek Rahmet-i İlâhiyye’ye açık bekler.

Ancak, bazı zamanlarda bu iki elin yanyana birleşip, bitişik şekilde tutulması da sünnete aykırı değildir. Resûl-i Ekrem (asm) Hazretleri her iki halde de dua yapmıştır. Lâkin çoğu defa ellerini ayrı şekilde tuttuğu anlaşılmaktadır.

Nitekim Şafiî mezhebinde duanın korku mânâsına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu gibi. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duasında meşru kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır.

Şafilerin dua ederken musibetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. Bu hadislerden birisi şöyledir:

    “Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” (Bu konuyla ilgili hadisler için bk. Müsned, Ahmed b. Hanbel IV/56; Mecmau’z- Zevaid, X/168; Cemu’l-Fevaid, II/618; el-Fethu’l-Kebir, II/357)

Bu nedenle ellerini dua ederken aşağıya çevirenler, bu hadislere göre amel etmiştir. Hanefiler ise bu konuda Şafileri taklit etmiş oluyor.

Konuyla İlgili Bir Hatıra:

Bu konuda İbni Fakihani "Fecri Münir" isimli kitabında özetle şu olayı nakleder:

    Maneviyat büyüklerinden Ebu Musa, fırtınalı bir havada gemide imiş. Müthiş bir fırtına gemiyi batırmaya ramak kaldığı sırada Peygamber Efendimize iltica etmiş:

    Ya Resulallah, gemimiz batacak, içindeki bunca masumlar suya gark olup ölecekler. Lütfen bize bir kurtuluş çaresi göster!..

    O sırada kulağına şöyle bir hitap vaki olmuş: Ey Ebu Musa! Tüncina duasını okuyun! Yani, kurtaran duayı okuyun, kurtaran duayı...

    Demiş ki: Ya Resulallah, bu Tüncina duası hangisidir, biz bilmiyoruz?

    Efendimiz (asm) bugün namazlardan sonra okumakta olduğunuz (Salaten Tüncina)'yı okumuş, bunu okuyun, diye tenbih buyurmuş.

    Gemideki yolcular hep birlikte bunu Ebu Musa'dan öğrenip okumuşlar, fırtına dinmiş, sağ salim karaya ayak basmışlar.

Bu duanın bu gibi özelliklerinden doalayıdır ki bizim de hudutlarımızda düşman tehlikesi belirince, eli silah tutan askerlerimiz hudut boylarına gidip maddi silahıyla karşı koyarken, içerde seccadesi başındaki müminler de hep bu kurtaran duayı okumuşlardır. Maddi silah yanında manevi silahla da düşmanı sınırlarımızdan kovmuşlardır.

Bu konuyu Ehl-i sünnet mecmuasında yazan merhum Zapsu, bir teklifte bulunmuş ve demiştir ki: Harpte sınırlarımızda beliren düşman tehlikesini önlemek için camilerimizde diyanet tarafından okunması istenen (Salaten Tüncana)'yı artık bırakmalıyız. Zira tehlike geçmiştir. Yarın Allah korusun bir tehlike daha söz konusu olursa o zaman neyi okuyacağız.

Faslı Davut Efendinin yazdığı "Delailü'l-Hayrat"ta da geçen bu salavatı şerife için Bediüzzaman Hz. "Bir çok aktabların okumakta titizlik gösterdiği salavat." diye bahseder.

Bu salavatı şerife ilham ile yazılmıştır. Ne okuyana ne de okumayana bir ısrar olmamalıdır. Okunursa sevabı var, okunmazsa günahı yoktur. Ben şahsen okurum, okunmasını da isabetli bulurum. İsmi üstünde kurtaran salavat.

Salât-ı münciye duasının dinî dayanağı var mıdır?

“Salât-ı münciye”, “Salât-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-ü selâm getirmeyi emreden âyetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.

Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de salât-ü selâm getirilmelidir. Resûlullah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 23) buyurmuştur.

Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygambere salât-ü selam getirerek dünyevî ve uhrevî birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir. Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavât/dualar her zaman okunabilir.

Salat-ı Münciye Duası Ne Zaman Okunmalıdır?

Salat-ı Münciye farz olan namazların sonunda tesbihat yaparken okunabilir. Oldukça faziletli olan bu dua sadece namazlardan sonra değil gün içerisinde de okunabilir. Ayrıca kişinin bir haceti olduğunda ve ya sıkıntıya düştüğünde de okunabilir. Namazlardan sonra okunması konusunda bid’at olduğuna dair görüşler varsa da tesbihattan sonra okunması halinde bid’at olmayacaktır. Salat-ı Münciye duası okunurken eller yukarı doğru açılıp dua edilebilir. Ayrıca herhangi bir savaş anında ve ya düşmanla karşılaşınca da okunabilir. Günlük zikirler arasında da okunabilir.

Salat-ı Münciye Duasının Faziletleri

Salaten Tüncina'nın fazileti hakkında birçok hadis rivayet edilmiştir. Bu hadislerden bazıları şöyledir:

Hz. Enes (r.a.) şöyle dedi: "Kim her sabah ve akşam Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu bütün korku ve afetlerden korur." (Tirmizî, Deavât, 152)

Hz. Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi: "Kim her gün Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu 70 bin melek ile korur." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)

Hz. Abdullah ibni Abbas (r.a.) şöyle dedi: "Kim her namazdan sonra Salaten Tüncina'yı okursa, Allah ona cennette bir köşk verir." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)

    Bu duayı okumak büyük sevaplara nail olmayı sağlar. Çünkü içerisindeki anlamlar büyük sırlar içerir.
    Sıkıntılı anında Salat-ı Münciye duası okuyan kişinin sıkıntısı gider. Rabbine karşı yönelen bir kul olmasını sağlar.
    Salat-ı Münciye duası okuyan kişiyi Allahu Teâlâ belalara karşı korur. Gün içerisindeki diğer sıkıntılardan da bertaraf olmuş olur.
    Salat-ı Münciye duası okumak bereketin artmasını da sağlayacağı gibi Peygamberimiz (s.a.v.)’e salatü selam olmasından dolayı da okuyan kula salavat sevabı yazılmasını sağlar.
    Kurtarıcı dua olarak da bilinen Salat-ı Münciye okuyan kişiyi düşmanlarından korur.
    Allahu Teâla’dan herhangi bir sıkıntısı için yardım isteyecek olan kulların 2 rekât namaz kıldıktan sonra okuyabildiği kadar bu duayı okuması arkasından da dilediği şeyi söylemesi duanın kabul olmasını sağlayacaktır.


Selam ve dua ile...




Reply


Forum Jump:


Users browsing this thread: 1 Guest(s)