Thread Rating:
  • 9 Vote(s) - 2.56 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İmam Seyyid Ahmed er-Rifâî (kuddise sırruhu)'nun "Hizbü'l-Ferec" Duası
#1
Oku-1 
İmam Seyyid Ahmed er-Rifâî (kuddise sırruhu)'nun "Hizbü'l-Ferec" Duası

Hizbü'l-Ferec (Sıkıntıyı Gideren Hâzâin Duası)

Bu, İmam Seyyid Ahmed er-Rifâî (Allah ondan razı olsun)'nin virdlerinden (düzenli okunan dualarından) biridir.

O (r.a.), bu duanın seher vaktinde (sabahın erken saatlerinde) okunmasını emreder ve şöyle derdi:

    "Kabul (makamından) ehline bir kaftan iner, Allah'ın izniyle rezil olmazlar. Bu dua okunurken Varoluşun Efendisi (Seyyidü'l-Vücûd) (s.a.v.)'in ruhaniyeti hazır bulunur. İmam Rifâî'ye (r.a.) dedesi (Hz. Muhammed s.a.v.) tarafından on bir kez müjdelenmiştir ki, bu hizbi okumaya devam eden mahrum bırakılmaz, rezil olmaz ve aşağılanmaz."

Hizbü'l-Ferec Duası

Aşağıda duanın Arapça metnindeki kısımları Latin harfleriyle okunuşu ve Türkçe anlamı ile birlikte sunulmuştur.
1. Başlangıç (Fâtiha Sûresi)
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Bismillâhirrahmânirrahîm Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
(1) Elhamdü lillâhi Rabbil-âlemîn. (2) Hamd (övgü), âlemlerin Rabbi olan Allah'a aittir.
(2) Er-rahmânir-rahîm. (3) O, Rahmân (çok merhametli) ve Rahîm (sürekli merhamet eden)dir.
(3) Mâliki yevmid-dîn. (4) Ceza (Din) gününün tek sahibidir.
(4) İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în. (5) Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Sen'den yardım dileriz.
(5) İhdinas-sırâtal-müstekîm. (6) Bizi doğru yola ilet.
(6) Sırâtallezîne en'amte aleyhim, ğayril-mağdûbi aleyhim veled-dâllîn. (7) Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.
2. Zikir ve Salavât (10'ar Kez)
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Lâ ilâhe illallah (10 kez) Allah'tan başka ilâh yoktur.
Allah (10 kez) Allah.
Estağfirullâhel azîm (10 kez) Azîm olan Allah'tan bağışlanma dilerim.
Allâhümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihî ve sellim (10 kez) Allah'ım, Efendimiz Muhammed'e, âline ve ashâbına salât ve selâm eyle.
Hasbiyallâh (7 kez) Allah bana yeter.
3. Bakara Sûresi'nin İlk Ayetleri
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
(1) Elif-Lâm-Mîm. (1) Elif, Lâm, Mîm.
(2) Zâlikel Kitâbu lâ raybe fîh, hüden lil-müttekîn. (2) O Kitap ki, bunda şüphe yoktur, muttakîler (Allah'tan sakınanlar) için bir hidayettir.
(3) Ellezîne yü'minûne bil ğaybi ve yükîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhüm yünfikûn. (3) Onlar ki, gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcarlar.
(4) Vellezîne yü'minûne bimâ ünzile ileyke ve mâ ünzile min kablike ve bil âhirati hüm yûkınûn. (4) Ve onlar ki, Sana indirilene (Kur'an'a) ve Senden önce indirilene inanırlar; Âhiret'e de kesin olarak inanırlar.
(5) Ülâike alâ hüden min Rabbihim ve ülâike hümül müflihûn. (5) İşte onlar, Rableri katından bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa (felaha) erenler de ancak onlardır.
4. Tevhid ve Kudret İfadesi
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in Kadîr. Allah'tan başka ilâh yoktur. O, birdir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. O, her şeye Kadîr'dir (gücü yetendir).
5. Büyük Münâcât (Asıl Dua Kısmı)
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Allâhümme yâ Hayyu yâ Kayyûm, yâ Zecelâli vel-İkrâm, es'elüke bi esrârikel müstevda'ati fî halkıke... Allah'ım! Ey Hayy (diri) ve Kayyûm (her şeyi ayakta tutan)! Ey Celâl ve İkrâm (azamet ve kerem) sahibi! Senden, mahlukatında emanet ettiğin sırların hürmetine isterim...
... bi izzeti arşike, bi kudsî nefsike, bi nûri vechike, bi meblaği ılmike, bi ğâyeti kadrike, bi bastı kudretike, bi hakkı şükrike, bi müntehâ rahmetike, bi sultâni meşîetike, bi azameti zâtike, bi külli sıfâtike, bi cemîi esmâike, bi meknûni sırrike, bi cemîli setrike, bi cezîli birrike, bi kemâli minnetike, bi feydi cûdike, bi kâhiri ğadabike, bi sâbıkı rahmetike, bi a'dâdi kelimâtike, bi ınâyeti mecdike, bi celîli tûlike... ...arşının izzetiyle, nefs-i kudsiyyenle (mukaddes zatınla), vechinin nuruyla, ilminin ulaştığı nokta, kadrinin (gücünün) sonuyla, kudretinin genişliğiyle, şükrünün hakkıyla, rahmetinin sonuyla, meşîetinin (dilemesinin) sultanlığıyla, zâtının azametiyle, bütün sıfatlarınla, bütün isimlerinle, sırrının gizliliğiyle, güzel örtünle (setrinle), bol iyiliğinle (birrinle), minnetinin (lütfunun) kemâliyle, cömertliğinin coşkunluğuyla, kahredici gazabınla, önde gelen rahmetinle, kelimelerinin sayılarıyla, şerefinin (mecdinin) inayetiyle, yüce ihsanınla...
... bi tefrîdi ferdâniyyetike, bi tevhidî vahdâniyyetike, bi dâimi bekâike, bi sermediyyeti kudsike, bi ezeliyyeti rubûbiyyetike, bi azîmi kibriyâike, bi celâlike bi cemâlike bi kemâlike, bi in'âmike, bi şâmihi ef'âlike, bi siyâdeti ulûhiyyetike, bi cebbâriyyetike, bi hannâniyyetike, bi mennâniyyetike, bi atfike, bi lutfike, bi birrike, bi ihsânike, bi hakkıke yâ Rabbâh, yâ Ğavsâh... ...ferdaniliğinin tekliğiyle, vahdaniyyetinin birliğiyle, dâimî bekânla, kudsiyetinin sonsuzluğuyla, rubûbiyyetinin (Rabliğinin) ezeliliğiyle, yüce kibriyanla (azametinle), Celâlinle, Cemâlinle, Kemâlinle, nimet vermenle (in'amınla), yüce fiillerinle, ulûhiyyetinin (ilahlığının) yüceliğiyle, cebbarlığınla, şefkatinle (hannâniyyetinle), çokça nimet vermenle (mennâniyyetinle), merhametinle (atfınla), lütfunla, iyiliğinle (birrinle), ihsanınla, hakkınla ey Rabbim! Ey imdâd eden!
... este'înuke ve estecdîke en tec'ale lî min külli hemmin ve ğammin ve kerbin feracen, ve min külli belâin ve şiddetin ve dîkın mahracen. Senden yardım dilerim ve Sana yalvarırım ki, her türlü kederden (hemm), üzüntüden (ğamm) ve sıkıntıdan (kerb) bir ferahlık (kurtuluş), her türlü beladan (belâ), zorluktan (şidde) ve darlıktan (dîk) bir çıkış nasip eylesin.
Vec'al evkâtî bike âmiraten, ve serîretî bi mehabbetike neyyiraten, ve aynî bi şuhûdi âsâri lutfike karîraten, ve basîratî bi levâmii envâri kurbike müstenîraten ve basîreten. Vakitlerimi Seninle mamur kıl, içimi (sırrımı) muhabbetinle nurlu kıl, gözümü lütfunun eserlerini müşahede etmekle ferahlat, basiretimi de yakınlığının nurlarının parıltılarıyla aydınlık ve keskin kıl.
Bi hakkı Kâf-Hâ-Yâ-Ayn-Sâd, ve Hâ-Mîm-Ayn-Sîn-Kâf, ve bi hakkı Tâ-Hâ, ve Tâ-Sîn, ve Sâd, ve Yâ-Sîn, ve Elif-Lâm-Râ, ve Elif-Lâm-Mîm, ve Nûn, ve Hâ-Mîm, ve Tâ-Sîn-Mîm, ve bi sirril Kur'ânil Azîm. Kâf-Hâ-Yâ-Ayn-Sâd ve Hâ-Mîm-Ayn-Sîn-Kâf hakkı için, Tâ-Hâ, Tâ-Sîn, Sâd, Yâ-Sîn, Elif-Lâm-Râ, Elif-Lâm-Mîm, Nûn, Hâ-Mîm, Tâ-Sîn-Mîm hakkı için ve Kur'ân-ı Azîm'in sırrı hürmetine.
Yâ Aliyyü yâ Azîm, yâ Rahmânü yâ Rahîm, yâ Berru yâ Kerîm, yâ Evvelü yâ Kadîm. Ey Yüce (Aliyy), ey Azametli (Azîm)! Ey Rahmân, ey Rahîm! Ey İyilik eden (Berr), ey Cömert (Kerîm)! Ey İlk (Evvel), ey Kadîm (başlangıcı olmayan)!
6. Bağışlanma ve Tevekkül Bölümü
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Allâhümme yâ men lâ tenfeuke tâatî, ve lâ tedurruke ma'sıyyetî, tekabbel minnî mâ lâ yenfeuke veğfirlî mâ lâ yedurruke. Allah'ım! Ey itaâtımın Sana fayda vermediği ve isyanımın Sana zarar vermediği (Zat)! Bana fayda vermeyen şeyi (itaatımı) kabul et ve Sana zarar vermeyen şeyi (günahlarımı) bağışla.
Bismillâhi hasbunallâh, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Allah'ın adıyla, Allah bize yeter. Güç ve kuvvet ancak Allah'ladır.
Bismillâhillezi lâ yedurru me'asmihi şey'un fil ardı ve lâ fis semâi ve hüves Semî'ul Alîm. O Allah'ın adıyla ki, O'nun adıyla birlikte ne yerde ne de gökte hiçbir şey zarar veremez. O, her şeyi işiten ve bilendir.
(Fe evcese fî nefsihi hîfeten Mûsâ (67) Kulnâ lâ tehaf inneke entel a'lâ (68)) (Mûsâ, kendi içinde bir korku duydu. (67) Dedik ki: "Korkma! Şüphesiz sen daha üstünsün (sen galipsin).") (Taha Sûresi, 67-68)
Allâh, Allâh, Allâh, tevekkeltü alallâh. (Ve mâ tevfîkî illâ billâh). Allah, Allah, Allah. Allah'a tevekkül ettim. (Başarım ancak Allah'ın yardımıyladır). (Hûd Sûresi, 88'den)
(Allâhü lâ ilâhe illâ hûvel Hayyul Kayyûm, lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm, lehû mâ fis semâvâti ve mâ fil ard, men zellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih, ya'lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm, ve lâ yuhîtûne bi şey'in min ilmihî illâ bimâ şâe, vesi'a kürsiyyühüs semâvâti vel ard, ve lâ yeûdühû hıfzuhümâ, ve hüvel Aliyyül Azîm). (Allah... O'ndan başka ilâh yoktur. O Hayy'dır (diri), Kayyûm'dur (her şeyi ayakta tutandır). Kendisini ne bir uyuklama ne de uyku tutar. Göklerde olan ve yerde olan ne varsa hepsi O'nundur. O'nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? O, onların önlerinde olanı da, arkalarında olanı da bilir. O'nun ilminden, dilediği müstesna, hiçbir şeyi kuşatamazlar. Kürsîsi (hükümranlığı) gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların korunması O'na ağır gelmez. O, Aliyy'dir (yüce), Azîm'dir (büyük). (Âyetü'l-Kürsî / Bakara Sûresi, 255)
7. Sığınma ve Rahmet Dileme
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Yâ dâimen lâ fenâe ve lâ zevâle li mülkihî tedâraknî bi lutfike fe innî daîfun ve entel Kavî, ve innî fakîrun ve entel Ğanî, ve innî mağlûbun ve enten Nasıîr, ve innî âcizun ve ente alâ külli şey'in Kadîr. Ey mülküne son ve zevâl olmayan Dâim! Lûtfunla beni kurtar (imdadıma yetiş). Zira ben zayıfım, Sen ise Kavî'sin (güçlüsün). Ben fakirim, Sen ise Ğanî'sin (zenginsin). Ben mağlûbum, Sen ise Nasıîr'sin (yardım edensin). Ben âcizim, Sen ise her şeye Kadîr'sin (gücü yetensin).
Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül arşil azîm. Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. O'na tevekkül ettim, O, büyük Arş'ın Rabbidir.
Hasbiyallâhu ve ni'mel vekîl. Allah bana yeter, O ne güzel Vekîl'dir (güvenilip dayanılacak olandır).
Allâhümme ahsin âkıbetenâ fil umûri küllihâ ve ecirnâ min hızyid dünyâ ve azâbil âhirah. Allah'ım! Bütün işlerimizin sonunu hayırlı kıl ve bizi dünyanın rezilliğinden ve âhiret azabından koru.
Eûzü bi celâli vechillâh, ve cemâli kudsillâh, min şerri külli zî şerrin, ve min şerri külli dâbbetin hüve âhızun bi nâsıyetihâ. Allah'ın vechinin (zatının) celâline ve kudsiyetinin cemâline sığınırım, her şer sahibinin şerrinden ve perçeminden tuttuğu her canlının şerrinden.
Allâhümme innî es'elükes selâmete ves se'âdete ve ni'me ukhâd-dâr, ve suhbetel ahyâr, ve meveddetel ebrâr, ven necâte minen nâr. Allah'ım! Senden selâmet, saâdet, güzel bir âkıbet (güzel yurt), iyilerle arkadaşlık, sâlihlerle sevgi (muhabbet) ve ateşten kurtuluş isterim.
8. Muhafaza ve Şükür Talebi
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Allâhümme ahrusnî bi aynikelletî lâ tenâm, veknüfnî bi kenfikellezî lâ yudâm, verhamnî bi kudretike aleyy, lâ ehlikü ve ente recâî, fe kem min ni'metin en'amte bihâ aleyye kalle leke indehâ şükrî, ve kem min beliyyetin ibtelâtenî bihâ kalle leke indehâ sabrî, fe yâ men kalle inde ni'metihî şükrî fe lem yahrımnî, ve yâ men kalle inde beliyyetihî sabrî fe lem yahzül'nî, ve yâ men raânî alel hatâyâ fe lem yefdah'nî... Allah'ım! Uyumayan gözünle beni koru, zeval bulmayan himayenle beni kanatların altına al, üzerimdeki kudretinle bana merhamet et. Sen benim umudumken ben helak olmam! Bana nice nimetler verdin, ama şükrüm azaldı. Beni nice belalarla imtihan ettin, ama sabrım azaldı. Ey nimeti karşısında şükrüm az olduğu halde beni mahrum etmeyen! Ey belası karşısında sabrım az olduğu halde beni terk etmeyen! Ey beni hatalar üzerinde gördüğü halde rezil etmeyen!...
... es'elüke en tusallîye alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte ve bârekte ve rahimte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke Hamîdün Mecîd. ...Sana yalvarırım: İbrâhîm'e ve Âl-i İbrâhîm'e salât ettiğin, bereket verdiğin ve rahmet ettiğin gibi Muhammed'e ve Âl-i Muhammed'e de salât eyle. Şüphesiz Sen, Hamîd (övülmeye lâyık) ve Mecîd'sin (şanı yüce).
Allâhümme e'innî alâ dînî bi dünyây, ve alâ âhiratî bi takvây, vahfıznî fîmâ ğıbtü anhü, ve lâ tekilnî ilâ nefsî fîmâ hadartü meahu. Allah'ım! Dinim konusunda dünyamla, âhiretim konusunda takvamla bana yardım et. Gıyabımda (olmadığım yerde) beni koru ve hazır olduğum şeylerde (bile) beni nefsime bırakma.
Yâ men lâ tedurruhuz zünûbu, ve lâ tunkisuhul mağfirah, heb lî mâ lâ yunkısuke, veğfirlî mâ lâ yedurruk. Ey günahların kendisine zarar vermediği ve mağfiretin kendisinden eksiltmediği (Zat)! Bana kendinden eksiltmeyecek olanı bağışla ve sana zarar vermeyecek olanı affet.
Allâhümme innî es'elüke feracen karîben, ve sabran cemîlen, ve es'elükel âfiyete min külli beliyyeh, ve es'elüke devâmel âfiyeh, ve es'elükel ğınâ anin nâs, ve es'elükes selâmete min külli şerr, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm. Allah'ım! Senden yakın bir ferahlık (kurtuluş) ve güzel bir sabır isterim. Senden her beladan âfiyet isterim. Senden sürekli âfiyet isterim. Senden insanlara muhtaç olmamayı isterim. Senden her türlü şerden selâmet isterim. Güç ve kuvvet ancak Yüce ve Azîm olan Allah'ladır.
9. Ferahlık ve Rahmet Talebi
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Allâhümme fâricel hemm, kâşifel ğamm, mücîbe da'vetil mudtarrîn, rahmâned dünyâ vel âhirati ve rahîmehumâ, ente terhamunî ferhamnî rahmeten tuğnînî bihâ an rahmetin men sivâk. Allah'ım! Ey kederi açan (gideren), üzüntüyü kaldıran, zor durumda kalanların duasına icabet eden! Ey dünya ve âhiretin Rahmân ve Rahîm'i! Sen bana merhamet edersin, öyle bir rahmetle merhamet et ki, beni Senden başkasının rahmetine muhtaç etmesin.
Allâhümme ec'al lî min külli hemmin yehümmunî feracen ve mahrecen, ver-zuknî min haysü lâ ahtesib. Allah'ım! Beni üzen her kederden bana bir ferahlık ve bir çıkış yolu nasip et ve beni ummadığım yerden rızıklandır.
Yâ sâbikal fevt, ve yâ sâmia's savt, ve yâ kâsiyel ızâmi ba'del mevt, salli alâ Muhammedin ve âli Muhammed, vec'al lî min emrî feracen ve mahrecen, inneke ta'lemü ve lâ a'lem, ve takdiru ve lâ akdir, ve ente allâmül ğuyûb. Ey geçip gidenlerin önünde olan! Ey sesleri işiten! Ey ölümden sonra kemiklere elbise giydiren (dirilten)! Muhammed'e ve Âl-i Muhammed'e salât eyle ve işimde bana bir ferahlık ve bir çıkış yolu nasip et. Şüphesiz Sen bilirsin ben bilmem, Sen kadirsin ben kadir değilim, Sen gaybları çok iyi bilensin.
Yâ Allâh, yâ Allâh, yâ Rahmânü yâ Rahîm, yâ Tevvâbü yâ Zelcelâli vel İkrâm. Ey Allah, Ey Allah! Ey Rahmân, Ey Rahîm! Ey Tevvâb (tevbeleri kabul eden)! Ey Celâl ve İkrâm sahibi!
Yâ ğiyâsel müsteğîsîn, yâ mücîbe duâil mudtarrîn, veccahtü vechî ileyke, ve tevekkeltü münîben hâlısan aleyke, lâ erfe'u hâcetî illâ ileyk, hâşi'an beyne yedeyk... Ey yardım isteyenlerin imdâdı! Ey zor durumda kalanların duasına icabet eden! Yüzümü Sana çevirdim. Senden özüme dönerek ve Sana tam bir ihlasla tevekkül ettim. İhtiyacımı ancak Sana arz ederim, huzurunda huşû içinde...
... salli Allâhümme hıbâlî bi hıbâlike, ve elhıknî bis sâlihîn, ve ey-yidnî bi celâlike, vec'alnî min ıbâdikel müttekîn, lâ tasrif vechî bi hakkıke illâ ilâ cenâbike, ve lâ teczib kalbî illâ ilâ bâbike, karribnî min ahbâbike ve ehli velâike, vahfıznî min suhbeti zevîr redi min a'dâik. ...Allah'ım! Benim iplerimi Senin iplerine bağla, beni sâlihlere ulaştır. Celâlinle beni destekle ve beni muttakî kullarından eyle. Hakkın için yüzümü ancak Kendi katına çevir, kalbimi ancak Kendi kapına çek. Beni dostlarına ve velîlerine yakınlaştır ve düşmanlarından olan kötülerin arkadaşlığından koru.
Hakkıknî bil ma'rifetil Muhammediyyeh, ve hallinî bis sıfâtil Mustafaviyyeh, ve atlık lisânî bi şükrik, vesta'mil nâtikatî ve kalbî bi zikrik, selâmün alâ âli Yâsîn. Beni, Muhammedi bilgiyle (ma'rifetle) gerçekleştir (donat), Mustafa'nın (s.a.v.) sıfatlarıyla süsle, dilimi şükrünle serbest bırak, konuşma yeteneğimi ve kalbimi zikrinle görevlendir. Selâm olsun Âl-i Yâsîn'e.
10. Peygamberlerin Duaları ve Sığınma
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Rabbi innî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn. "Rabbim! Şüphesiz bana zarar dokundu (ben zarara uğradım), Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin." (Enbiyâ Sûresi, 83)
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî küntü minez zâlimîn, festecebnâ lehû ve necceynâhü minel ğamm, ve kezâlike nuncil mu'minîn. "Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zâlimlerden oldum." Biz de onun (Yunus'un) duasını kabul ettik ve onu sıkıntıdan kurtardık. İşte mü'minleri de böyle kurtarırız. (Enbiyâ Sûresi, 87-88)
Allâhümme inneke ta'lemü sirrî ve alâniyyetî ve mâ nezele bî, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ bik. Yâ Allâhü yâ Aliyyü yâ Azîm, ferric annî mâ ehemmelâ, ve tevellâ emrî bi lutfik, ve tedâraknî bi rahmetike ve keremik, inneke alâ külli şey'in Kadîr. Allah'ım! Şüphesiz Sen benim gizlimi de açığımı da, başıma geleni de bilirsin. Güç ve kuvvet ancak Sen'inledir. Ey Allah! Ey Aliyy, Ey Azîm! Üzüntü verdiğim şeyi benden gider (ferahlat) ve işimi lütfunla üstlen, rahmetin ve kereminle imdâdıma yetiş. Şüphesiz Sen her şeye Kadîr'sin.
Allâhümme yâ mevdi'a külli şekvâ, ve yâ sâmi'a külli necvâ, ve yâ kâşife külli belvâ, yâ âlime külli hıfiyyeh, yâ sârifa külli beliyyeh... Allah'ım! Ey her şikâyetin makamı! Ey her gizli konuşmayı (fısıltıyı) işiten! Ey her belayı açan! Ey her gizli şeyi bilen! Ey her musibeti savan...
...yâ men eğâse İbrâhîme (s.a.v.), ve yâ men neccâ Mûsâ (s.a.v.), yâ men rafa'a İsâ (s.a.v.), yâ men ıstafeyte Muhammedâ (s.a.v.), salli Allâhümme alâ seyyidi enbiyâike ve ekremi rusülike habîbike ve nebiyyike ve rasûlike Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbih, vestecib du'âî, fe innî ed'ûke du'âe men işteddet fâkatüh, ve da'ufet kuvvetüh, ve kallet hîletüh, bel ed'ûke du'âel ğarîbil ğarîkil mudtarrillezî ya'lemü küllel ilmi ennehû lâ yekşifü anhü mâ hüve fîhi illâ ent. ...Ey İbrâhîm'e imdâd eden! Ey Mûsâ'yı kurtaran! Ey İsâ'yı yükselten! Ey Muhammed'i seçkin kılan! Allah'ım! Enbiyanın Efendisi, Resûllerin en kerîmi, Habîbin, Nebiyyin ve Resûlün olan Seyyidimiz Muhammed'e, âline ve ashâbına salât eyle ve duamı kabul buyur. Zira ben, fakirliği şiddetlenmiş, gücü zayıflamış, çaresi azalmış kimsenin duasıyla Sana yalvarıyorum. Hatta, içinde bulunduğu sıkıntıyı Senden başkasının gideremeyeceğini kesin olarak bilen, gurbette kalmış, boğulan ve zor durumda kalmış birinin duasıyla Sana yalvarıyorum.
Yâ erhamer râhimîn irhamnî, yâ ğiyâsel müsteğîsîn eğisnî, ikşif annî mâ nezele bî min hemm, vedfe' annî mâ halle bî min ğamm, valtıf bî yâ Latîfü yâ Rahîm. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Bana merhamet et. Ey imdat isteyenlerin imdadı! Bana imdat eyle. Başıma gelen kederi benden kaldır, üzerime çöken üzüntüyü benden defet ve bana lütfet, ey Latîf (lütufkâr) ey Rahîm!
Yâ men yemlikü havâices sâilîn, ve ya'lemü damâires sâmitîn, tedâraknî bi iğâsetik, yâ men li külli mes'eletin minke sem'un hâdır, ve cevâbun kâfil, ve li külli sâmitin minke ılmun muhîtun bâtın... Ey isteyenlerin ihtiyaçlarına sahip olan! Ey suskunların gönüllerindekini bilen! İmdâdınla bana yetiş! Ey her isteğe karşı nezdinde hazır bir işitme ve kâfi (yeterli) bir cevap bulunan! Ey her susan için nezdinde kuşatıcı ve gizli bir ilim bulunan...
... mevâ'îdüke sâdikatun, ve eyâdîke fâdıletün mütevâsıletün, ve rahmetüke vâsi'ah, ef'al bî mâ ente ehlüh, ve lâ tef'al bî mâ ene ehlüh, fe inneke ehlüt takvâ ve ehlül mağfirah. ...Verdiğin sözler doğrudur, nimetlerin faziletli ve kesintisizdir, rahmetin geniştir. Bana, Sen'in lâyık olduğun şekilde muamele et, benim lâyık olduğum şekilde muamele etme. Çünkü Sen, takvaya ehil olansın ve mağfirete ehil olansın.
11. Son Dua ve Sığınma
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
(Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ hû) (Allah, gerçekten Kendisinden başka ilâh olmadığına şâhitlik etti.) (Âl-i İmrân Sûresi, 18'den)
Allâhümme innî e'ûzü bi nûri kudsik, ve bi bereketi tahâratik, ve bi azameti celâlik, min külli âhetin ve âfetin ve târıkın minel cinni vel insi illâ târıkan yetruku bi hayrin yâ erhamer râhimîn. Allah'ım! Kudsiyetinin nuruna, temizliğinin bereketine ve Celâlinin azametine, Cin ve İnsanlardan gelen her türlü beladan, âfattan ve kapı çalandan (musibetten), ancak hayırla kapı çalan hariç, Sana sığınırım, Ey merhametlilerin en merhametlisi!
Allâhümme bike melâzî kable en elûz, ve bike ıyâzî kable en e'ûz, yâ men zellet lehü rikabül ferâineh, ve hada'at lehü hâmâtül cebâbireh, yâ men bi yedihî mekâlîdüs semâvâti vel ard, Allâhümme zikrüke şiârî ve disârî, ve bi zılâli rahmetike nevmî ve karârî, ve ileyke min külli fâdihatin ferârî, ve bike fî külli hâdisetin intisârî, ve aleyke i'timâdî, ve ilâ keremi kudsikes tinâdî, eşhedü ellâ ilâhe illâ ent. Allah'ım! Sığınmadan önce sığınağım Sensin, imdâd dilemeden önce imdâdım Sensin. Ey Firavunların boyunlarının Kendisine boyun eğdiği! Ey zorbaların başlarının Kendisine itaat ettiği! Ey göklerin ve yerin anahtarları (hükümranlığı) elinde olan! Allah'ım! Zikrin benim dış ve iç elbisemdir, rahmetinin gölgeleri uykum ve huzurumdur. Her utandırıcı şeyden Sana kaçışım, her olayda Seninle zaferim, Sana itimadım ve Kudsiyetinin keremine dayanmamdır. Şâhitlik ederim ki Senden başka ilâh yoktur.
Idrib aleyye sürâdıkâti hıfzik, ve kınî hemme mâ ekrahü bi hurmetike yâ Rahmânü yâ Rahîm. Üzerime korumanın perdelerini (süradıklarını) çek ve hoşlanmadığım şeylerin kederinden beni, hürmetinle koru ey Rahmân, ey Rahîm!
Allâhümme innî es'elüke bismikel vâhidil ehad, ve ed'ûke Allâhümme bismikel ferdis samed, ve etevesselü ileyke bismikel azîmil vitr, ellezî melee nûru kudsihî erkânel ekvâni küllihâ, illâ mâ ferracte annî mâ emseytü fîhi ve asbahtü fîhi... Allah'ım! Senden Vâhid (bir), Ehad (tek) isminle isterim. Seni, Ferdi Samed (tek, her şeyin kendisine muhtaç olduğu) isminle çağırırım. Sana, kudsiyetinin nuru bütün kâinatın rükünlerini dolduran Azîm, Vitr isminle tevessül ederim ki, içinde akşamladığım ve sabahladığım şeyi (sıkıntıyı) benden gidermen hariç...
...hattâ lâ yuhâmiru hatarâtu evhâmî ğubârül havfi min ğayrik, ve lâ yemessü şirâ'u fikrî eserur recâi min sivâk, ecirnî Allâhümme min hızyike ve ukûbetik, vahfıznî fî leylî ve nehârî, ve nevmî ve karârî, lâ ilâhe illâ ente ta'zîmen li vechike, ve tekrîmen li sübuhâti arşik. ...öyle ki, kuruntularımın hatıralarına Senden başkasından korku tozu karışmasın ve düşüncemin yelkenine Senden başkasından ümit eseri dokunmasın. Allah'ım! Beni rezilliğinden ve cezandan koru, gecemde ve gündüzümde, uykumda ve huzurumda beni muhafaza et. Senden başka ilâh yoktur, vechinin ta'zîmi (yüceltilmesi) için ve arşının sübuhâtının (nurlarının) yüceltilmesi için.
Isrif Allâhümme annî şerre ıbâdik, vec'alnî fî hıfızke ve ınâyetike ve sürâdıkâti emnike ve sıyânetik, ve e'ıd aleyye avâide lutfike ve keremike ve ihsânik, sübhâneke Allâhümme ve bi hamdik, tekaddese ismüke, ve teâlâ tûlük. Allah'ım! Kullarının şerrini benden çevir, beni korumana, inayetinle, emânının perdeleriyle ve muhafazatınla (sıyânetinle) kıl. Lütfunun, kereminin ve ihsanının adetlerini bana iade et. Seni tesbih ederim Allah'ım, hamdinle birlikte. İsmin mukaddestir, ihsanın yücedir.
12. Sonuç ve Tüm Müslümanlar İçin Dua
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Allâhümme yâ mücliyel azâimi minel umûr, ve yâ kâşife sı'âbil hümûm, ve yâ müferricel kerbil azîm, ve yâ men izâ erâde şey'en fe hasebühû en yekûle lehû kün fe yekûn... Allah'ım! Ey büyük işleri açığa çıkaran! Ey zorlu kederleri kaldıran! Ey büyük sıkıntıyı gideren! Ey bir şeyi dilediği zaman ona "Ol!" demesi kâfi gelen ve o da hemen oluveren!
... Rabbâh, Rabbâh, ehâtat bi abdikez zaîfi ğavâilüz zünûbi ve entel müd-dehiru lehâ ve li külli şiddeh, lâ ilâhe illâ ent, el-ğiyâs el-ğiyâs, er-rahmet er-rahmet, el-ınâyet el-ınâyet, salli alâ abdike ve nebiyyike Seyyidinâ Muhammedin ve âlih, valtıf bî fî umûrî küllihâ vel müslimîn. ...Rabbim! Rabbim! Zayıf kulunu günahların felaketleri kuşattı, Sen ise ona ve her zorluğa sığınaksın. Senden başka ilâh yoktur. İmdat! İmdat! Rahmet! Rahmet! İnâyet! İnâyet! Kulun ve peygamberin Seyyidimiz Muhammed'e ve âline salât eyle ve bütün işlerimde bana ve Müslümanlara lütfet.
Allâhümmahfız ümmete Seyyidinâ Muhammedin (s.a.v.), Allâhümmerham ümmete Seyyidinâ Muhammedin (s.a.v.), Allâhümme aslıh ümmete Seyyidinâ Muhammedin (s.a.v.), Allâhümme ferric an ümmeti Seyyidinâ Muhammedin (s.a.v.). Allah'ım! Seyyidimiz Muhammed (s.a.v.) ümmetini koru. Allah'ım! Seyyidimiz Muhammed (s.a.v.) ümmetine merhamet et. Allah'ım! Seyyidimiz Muhammed (s.a.v.) ümmetini ıslah et (düzelt). Allah'ım! Seyyidimiz Muhammed (s.a.v.) ümmetinden sıkıntıyı gider.
Allâhümme lâ tec'alnî mimmen yercûl mahlûkîne ev ye'ûlü aleyhim, ve izâ ahazte bi ezimmeti hâtırî ilâ ehadin min halkıke fe li yekün mimmen ahbebtühüm hattâ tekûne himmetî müteveccihah alâ men ahbebtü fe tendemic ğâyetühâ bi sıfatil mehabbetilletî efrağtehâ fî zâlikel abdil muhabbeb, fe innekel veliyyü li men tuhibb... Allah'ım! Beni, yaratılmışlardan ümit eden veya onlara bel bağlayanlardan eyleme. Kalbimin dizginlerini mahlûkatından birine çekecek olursan, o kişi sevdiğin kimselerden olsun ki, gayretim sevdiğin kimseye yönelsin ve maksadı, o sevilen kulun içine boşalttığın muhabbet sıfatıyla bütünleşsin. Çünkü Sen, sevdiğinin velîsisin...
...ve lâ tasrif himmete hâtırî ve lev tarfetel aynin ilâ halkın lem tüzeyyinhü bi mehabbetik, ve lem tec'al lehû minke vüddâ, ve ezil hucübel müste'ârâti an lâhızati sirrî fe lâ eltefitü illâ ilâ mâ yeûlü ileyk, ve yu'avvelü aleyk, veb'as azme azîmetî ilâ asfiyâike ve evliyâike ve ahbâbikez mukarribîn, ve ıbâdikes sâlihîn, ven nebiyyîne vel mürselîn, ve hasüne ülâike rafîkâ. ...Kalp gayretimi, bir göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa, muhabbetinle süslemediğin ve kendisine Senden bir sevgi vermediğin bir yaratığa çevirme. Sırrımın bakışından ödünç perdeleri kaldır ki, ancak Sana dönen ve Sana güvenilen şeye iltifat edeyim. Azmimin gücünü, seçkinlerine, evliyâlarına, mukarreb (yakın) dostlarına, sâlih kullarına, Nebîlere ve Resûllere gönder. Onlar ne güzel arkadaştır!
Sebbitnî Allâhümme alâ mâ yurdîk, ve karribnî mimmen yüvâlîk, vec'al ğâyete hubbî ve buğdî fîk, ve lâ tukarribnî mimmen yü'âdîk, edim aleyye ni'ameke ve birrak, ve lâ tensinî zikrak, ve elhimnî fî külli hâlin şükrak, ve arrifnî kadran ni'ami bi devâmihâ, ve kadral âfiyeti bis timrârihâ. Allah'ım! Beni razı olduğun şey üzere sabit kıl, dost edindiklerine beni yaklaştır, sevgimin ve nefretimin gayesini Senin uğrunda eyle, düşmanlık edenlere beni yaklaştırma. Nimetlerini ve iyiliğini bana daim kıl, zikrini bana unutturma ve her halde şükrünü bana ilham et, nimetlerin kadrini devamıyla ve âfiyetin kadrini sürekliliğiyle bana bildir.
Allâhümme innî es'elükel afve vel âfiyete vel mu'âfâtid dâimete fid dîni ved dünyâ vel âhirah. Allah'ım! Senden af, âfiyet ve dinde, dünyada ve âhirette sürekli mu'âfât (genel esenlik) isterim.
Allâhümmeğzif fî kalbî recâek, vakta' recâî ammen sivâk, hattâ lâ ercû ehaden ğayrak... Allah'ım! Kalbime ümidini at, Senden başkasından olan ümidimi kes, öyle ki Senden başkasından bir şey ümit etmeyeyim...
...Allâhümme ve mâ da'ufet anhü kuvvetî, ve kasura anhü emelî, ve lem tentehi ileyhi rağbetî, ve lem tebluğhü mes'eletî, ve lem yecri alâ lisânî mimmâ a'tayte ehaden minel evvelîne vel âhirîne minel yakîn fe hussanî bihî yâ Rabbel âlemîn. ...Allah'ım! Gücümün yetmediği, ümidimin kısa kaldığı, rağbetimin ulaşmadığı, isteğimin varmadığı ve öncekilerden ve sonrakilerden herhangi birine verdiğin kesin bilgiden (yakîn) dilimden geçmeyen şey her ne ise, onu bana tahsis et ey Âlemlerin Rabbi!
Allâhümme dâkatil hıyel, venkata'al emel, ve batala al amel, lâ melcee ve lâ menâ minke illâ ileyk. Allah'ım! Çareler daraldı, ümit kesildi ve ameller boşa çıktı. Senden başka sığınak ve kurtuluş yoktur, ancak yine Sana!
Yâ müsehheles sa'biş şedîd, ve yâ müleyyine kasvetil hadîd, ve yâ müncizel emreynil va'di vel va'îd, ve yâ men hüve külli yevmin fî şe'nin ve emrin cedîd, ahrıc'nî min halkıl kerbi ved dîkı ilâ evsa'il feraci ve eblecit tarîk, bike edfeu mâ utîku ve mâ lâ utîk, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm. Ey zorlu ve şiddetli olanı kolaylaştıran! Ey demirin sertliğini yumuşatan! Ey iki işi, va'di ve va'îdi gerçekleştiren! Ey her gün yeni bir iş ve durumda olan! Beni kederin ve darlığın boğazından en geniş ferahlığa ve en aydınlık yola çıkar. Seninle gücümün yettiği ve yetmediği şeyi def ederim. Güç ve kuvvet ancak Yüce ve Azîm olan Allah'ladır.
Allâhümme innî estağfiruke ve etûbu ileyk, ve etevekkelü fî küllil umûri aleyk, estağfiruke minez zenbillezî a'lem, ve minez zenbillezî lâ a'lem, inneke ta'lemü ve ene lâ a'lem, ve ente allâmül ğuyûb, ve ğaffârüz zünûb, ve settârül uyûb, ve keşşâfül kürûb, ve ileykel mesîr. Allah'ım! Senden bağışlanma diler ve Sana tevbe ederim. Bütün işlerde Sana tevekkül ederim. Bildiğim günahtan ve bilmediğim günahtan bağışlanma dilerim. Şüphesiz Sen bilirsin ben bilmem, Sen gaybları çok iyi bilensin, günahları bağışlayansın, ayıpları örtensin, sıkıntıları açansın ve dönüş Sanadır.
... Ya sâhibî inde şiddetî, yâ mûnisî fî vahdetî, yâ hâfızî fî gurbetî, yâ veliyyî fî ni'metî, yâ kâşife kurbetî, yâ sâmi'a da'vetî, yâ râhim'a ıbretî, yâ mukîl'a asratî, yâ ilâhiyel hakîk, yâ rukniyel vesîk, yâ câriyel lasîk, yâ mevlâyes şefîk, yâ rabbel beytil atîk, ahrıc'nî min halkıl madîk, ilâ se'atit tarîk, bi feracin min indike karîbin vesîk, vekşif annî külle şiddetin ve dîk, vekfînî mines sû'i vel ezâ mâ utîku ve mâ lâ utîk. ...Ey şiddetimde sahibim! Ey yalnızlığımda yoldaşım! Ey gurbetimde koruyucum! Ey nimetimde velîm! Ey sıkıntımı açan! Ey duamı işiten! Ey gözyaşıma acıyan! Ey sürçmemi bağışlayan! Ey gerçek ilâhım! Ey sağlam dayanağım! Ey yakın komşum! Ey şefkatli mevlâm! Ey Beyt-i Atîk'in (Kabe'nin) Rabbi! Beni darlığın boğazından yolun genişliğine çıkar. Nezdinden yakın ve sağlam bir ferahlık (kurtuluş) ile. Benden her zorluğu ve darlığı aç ve gücümün yettiği ve yetmediği kötülükten ve eziyetten beni koru.
Allâhümme ferric annî külle hemmin ve ğamm, ve ahrıc'nî min külli huznin ve kerb, yâ fâricel hemm, ve yâ kâşifel ğamm, ve yâ münzilel katr, ve yâ mücîbe da'vetil mudtarr, yâ rahmâned dünyâ vel âhirati ve rahîmehumâ, salli alâ hayratike min halkıke Muhammedinin nebiyyil ümmiyyit tayyibit tâhiriz zekî, ve alâ âlihit tayyibînet tâhirîne ve sellim, ve ferric Allâhümme annî mâ dâka bihî sadrî, ve 'île meahu sabrî, ve kallet fîhi hîletî, ve da'ufet lehû kuvvetî, yâ kâşife külli durrin ve beliyyeh, yâ âlime külli sirrin ve hıfiyyeh, yâ erhamer râhimîn, ve ufevvidu emrî ilallâh, innallâhe basîrun bil ıbâd, ve mâ tevfîkî illâ billâh, aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm. Allah'ım! Benden her kederi ve üzüntüyü gider, beni her hüzünden ve sıkıntıdan çıkar. Ey kederi gideren! Ey üzüntüyü kaldıran! Ey yağmuru indiren! Ey zor durumda kalanın duasına icabet eden! Ey dünya ve âhiretin Rahmân ve Rahîm'i! Yaratılmışlarının hayırlısı, Ümmî, tertemiz, pâk ve zeki Nebî Muhammed'e ve onun tertemiz ve pâk âline salât ve selâm eyle. Allah'ım! Göğsümün daraldığı, sabrımın tükendiği, çaremin azaldığı, kuvvetimin zayıfladığı şeyi benden gider (ferahlat). Ey her türlü zarar ve belayı açan! Ey her sırrı ve gizliyi bilen! Ey merhametlilerin en merhametlisi! "Ben işimi Allah'a bırakıyorum, şüphesiz Allah kullarını görendir." (Mü'min Sûresi, 44'ten), "Başarım ancak Allah'ın yardımıyladır. O'na tevekkül ettim ve O, büyük Arş'ın Rabbidir." (Hûd Sûresi, 88'den).
Tehassantü bi ızzeti ızzetillâh, ve bi azameti azametillâh, ve bi celâli celâlillâh, ve bi kudreti kudretillâh, ve bi sultâni sultânillâh, ve bi lâ ilâhe illallâh, ve bi mâ cerâ bihil kalemü min indillâh, ve bi lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh, âmentü billâh, hasbiyallâh. Allah'ın izzetinin izzetine, Allah'ın azametinin azametine, Allah'ın celâlinin celâline, Allah'ın kudretinin kudretine, Allah'ın sultanının sultanlığına, Lâ ilâhe illallâh'a, kalem'in Allah katından yazdığı şeye ve Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh'a sığındım. Allah'a iman ettim, Allah bana yeter.
13. Korumaya Yönelik Son Dualar
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Allâhümme yâ men lâ terâhül uyûn, ve lâ tuhâlituhuz zunûn, ve lâ yasıfuhul vâsıfûn, ve lâ tuğayyiruhül havâdisü, ve lâ yahşed devâir... Allah'ım! Ey kendisini gözlerin görmediği, zannın karışmadığı, vasıflandıranların vasfedemediği, olayların değiştiremediği ve felaketlerden korkmayan (Zat)!
... ya'lemü mesâkîlel cibâl, ve mekâyîle bihar, ve adede katril emtâr, ve adede verakıl eşcâr, ve adede mâ azleme aleyhil leylü ve eşraka aleyhin nehâr, ve lâ yuvârî minhü semâ'un semâ'â, ve lâ ardun ardâ, ve lâ bahrun illâ ya'lemü mâ fî ka'rih, ve lâ cebelün illâ ya'lemü mâ fî va'rih... ...Dağların ağırlığını, denizlerin ölçülerini, yağmur damlalarının sayısını, ağaçların yapraklarının sayısını, üzerinde gece kararan ve gündüz aydınlanan her şeyin sayısını bilen; O'ndan ne bir gök başka bir göğü, ne bir yer başka bir yeri, ne bir deniz dibindekini ve ne de bir dağ yamacındakini gizleyebilir...
... İc'al hayra umrî evâhirahü, ve hayra amelî havâtimahü, ve hayra eyyâmî yevme elkâke fîh, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm. ...Ömrümün hayırlısını sonları, amelimin hayırlısını bitişi, günlerimin hayırlısını da Sana kavuştuğum gün eyle. Güç ve kuvvet ancak Yüce ve Azîm olan Allah'ladır.
Allâhümmetfî nâra men şebbe lî nârah, vekfînî hemme men edhale aleyye hemmeh, ve edhılnî fî dir'ikel hasîn, vesturnî bi sitrikel vâfî. Allah'ım! Bana ateş yakanın ateşini söndür, bana kederini bulaştıranın kederinden beni koru, beni muhkem zırhına (dir'ine) dâhil et ve beni kusursuz örtünle (sitr-i vâfî) ört.
Allâhümme men âdânî fe âdih, ve men kâdenî fe kidh, ve men beğâ aleyye fe huzh, ve men nasebe lî fahhahü bi helâketin fe ehlikh, Allâhümme men erâdenî bi sû'in fec'al dâiretes sûi aleyh, Allâhümmer-mi nahrâhü fî keydih, ve keyehû fî nahrih, hattâ yezbehâ nefsehû bi yedeyh, ı'tasamtü bike ve lüz'tü bi tûli kudsik. Allah'ım! Bana düşmanlık edene düşmanlık et, bana tuzak kurana tuzak kur, bana zulmedeni yakala, helak için bana tuzak kuranı helak et. Allah'ım! Bana kötülük dileyenin kötülük dairesini kendi üzerine çevir. Allah'ım! Onu tuzağının içine düşür, tuzağını da kendi boynuna at, ta ki kendini kendi elleriyle boğazlasın. Seninle korundum ve Kudsiyetinin yüceliğine sığındım.
Yâ sâbiğan ni'am, ve yâ dâfi'an nikam, ve yâ fâricel kurbi izâd lehem, yâ veliyye men zulim, ve yâ hasîbe men zalem, yâ evvelen bilâ bidâyetin, ve yâ âhıran bilâ nihâyetin, yâ men lehüsmün bilâ künyetin, ic'al lî min emrî feracâ, ve min vehdeti hemmî mahrecâ. Ey nimetleri bol veren! Ey intikamları savan! Ey keder çöktüğü zaman onu gideren! Ey zulme uğrayanın velîsi! Ey zulmedenin hesâbını gören! Ey başlangıcı olmayan Evvel! Ey sonu olmayan Âhır! Ey künyesi olmayan İsim sahibi! İşimi bana ferahlık kıl ve kederimin zorluğundan bir çıkış yolu nasip et.
Yâ Latîfü yâ Latîfü yâ Latîf, ultuf bî bi lutfikel hafiyy, ve eğısnî bi mededikel celiyy, bil kudretilletîsteveyte bihâ alel arş, ve lem ya'lemil arşü müstekarrak. Ey Latîf, Ey Latîf, Ey Latîf! Gizli lütfunla bana lütfet ve aşikâr yardımınla (mededinle) bana imdat eyle. Arşın üzerine yerleştiğin, Arş'ın dahi yerini bilmediği kudretinle (bana yardım et).
Yâ müsebibel esbâb, yâ müfettihal ebvâb, yâ sâmi'al asvât, yâ mücîbed de'avât, yâ kâdıy el hâcât, yâ ğıyâsel müsteğîsîn. Ey sebepleri yaratan! Ey kapıları açan! Ey sesleri işiten! Ey dualara icabet eden! Ey hacetleri yerine getiren! Ey imdat isteyenlerin imdadı!
Allâhümme innî enteziru feracek, ve ergubu lutfek, salli alâ Muhammedin ve âli Muhammedin ve ferric annî valtıf bî ve lâ tekilnî ilâ nefsî ve lâ ilâ ehadin min halkıke tarfetel aynin ve lâ ekalle min zâlik, yâ cebbâres semâvâti vel ard, lâ ilâhe illâ ent. Allah'ım! Senin ferahlığını (kurtuluşunu) bekliyor ve lütfunu arzuluyorum. Muhammed'e ve Âl-i Muhammed'e salât eyle, benden sıkıntıyı gider ve bana lütfet. Beni nefsimin ve mahlûkatından herhangi birinin üzerine bir göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan daha az bir süre bile olsa bırakma. Ey göklerin ve yerin Cebbarı (güçlü ve zoru uygulayanı)! Senden başka ilâh yoktur.
Lâ ilâhe illâlâhül Hakîmül Kerîm, lâ ilâhe illâllâhür Rahmânür Rahîm, lâ ilâhe illâllâhü Rabbüs semâvâti vel ardı ve rabbül arşil azîm. Allâhümme innî enzelte bike hâcâtî küllihâz zâhirate vel bâtınah, ed dünyeviyyete vel uhraviyyeh. Hakîm (hikmet sahibi), Kerîm (cömert) Allah'tan başka ilâh yoktur. Rahmân, Rahîm Allah'tan başka ilâh yoktur. Göklerin ve yerin Rabbi ve Azîm Arş'ın Rabbi Allah'tan başka ilâh yoktur. Allah'ım! Bütün ihtiyaçlarımı, zâhir ve bâtın, dünyevî ve uhrevî olan her şeyi Sana indirdim.
Ubeydükün fî fenâik, miskînükün bi fenâik, fakîrükün bi fenâik. Kulcağızın kapındadır, miskinin kapındadır, fakirin kapındadır.
Yâ men lâ ya'lemü keyfe hüve illâ hû, ve yâ men lâ yebluğü kudratehû ğayrüh. Ey nasıl olduğunu ancak Kendisinin bildiği! Ey kudretine Kendisinden başkasının ulaşamadığı!
Yâ şâhiden ğayru ğâib, ve yâ karîben ğayru ba'îd, ve yâ ğâliben ğayru mağlûb. Ey kaybolmayan şâhit! Ey uzak olmayan yakın! Ey mağlûp olmayan galip!
Yâ Hayyu yâ Kayyûmü bi havlike ve kuvvetike este'înü ve estecîr, ferhamnî yâ erhamer râhimîn. Ey Hayy (diri), Ey Kayyûm (her şeyi ayakta tutan)! Gücün ve kuvvetinle yardım ister ve himayene sığınırım. Bana merhamet et, ey merhametlilerin en merhametlisi!
Allâhümme rabbes semâvâtis seb'ı ve mâ azallet, ve rabbel eradîne ve mâ ekallet, ve rabbeş şeyâtıyni ve mâ edallet, kün lî câran min şerri halkıke küllihim cemî'an en yufrita aleyye ehadün minhüm ev en yebğî, azze câruk, ve celle senâuk, ve lâ ilâhe ğayruk, lâ ilâhe illâ ent. Allah'ım! Yedi göklerin ve gölgelendirdiği şeylerin Rabbi! Yerlerin ve taşıdığı şeylerin Rabbi! Şeytanların ve saptırdığı şeylerin Rabbi! Onlardan herhangi birinin bana taşkınlık yapmasından veya zulmetmesinden, bütün mahlûkatının şerrine karşı bana bir komşu (koruyucu) ol. Senin komşun azizdir, övgün yücedir, Senden başka ilâh yoktur, Senden başka ilâh yoktur.
Allâhümme bi câhil Hüseyni ve ahîhi ve ceddihî ve ebîhi ve ümmihî ve benîh, ferric annî ve anil müslimîne mâ nahnü fîh. (3 defa okunur.) Allah'ım! Hüseyin'in, kardeşinin, dedesinin, babasının, annesinin ve evlatlarının şanı hürmetine, bizden ve bütün Müslümanlardan içinde bulunduğumuz sıkıntıyı gider. (3 defa okunur.)
14. Nihai Salavât ve Bitiriş Duası (Oldukça Uzun ve Ağır Bir Salavât Metnidir)
Latin Okunuşu Türkçe Anlamı (Meali)
Ve salli Allâhümme ve sellim fî külli lahzatin ve tarfetin ve hareketin ve sekenetin alâ abdike ve nebiyyike ve rasûlike bahril esrâril kudsiyyeh, ve tılasmıl işârâtir ramziyyeh, el mündemiceti fî sahâfil ulûmil ğaybiyyeh... Ve Allah'ım, her an, her göz açıp kapayışta, her hareket ve sükûnda, Kudsî sırların denizi, remzî işaretlerin tılsımı, gaybî ilimlerin sahifelerinde yer alan kulun, nebîn ve rasûlün üzerine salât ve selâm eyle...
... el berkıl evvelil müte'leli'i fî semâil amâil ihâtıyyeti kable bürûzi avâlimil keyân, vel kevkebil esbakıs sâtı'ı fî ebrâcil kudsittamtamiyyeti ve lem tenşakk burdetül vücûdi an sunûfil insân, ve rûhi hâzihil ervâhıl muhteliceti fî âlemi lutfihâ beyne nûrin ve zulmeh, ve şemsil hidâyetil kübrâl müşrikati min hadratil ifâdati ilâ kulûbi hâzihil ümmeh, aylîmil mededil mevâc... ...O ki, varlık âlemleri belirmeden önce, ihâta eden (kuşatan) Amâ (mutlak bilinmezlik) semasında parlayan ilk şimşektir, Kudsî Tımtımî burçlarında parlayan ve varlık perdesi insan çeşitlerinden henüz yarılmamış olan en önceki yıldızdır. O, lütuf âleminde nur ve zulmet arasında çalkalanan bu ruhların ruhudur. O, İfâza (feyiz) makamından bu ümmetin kalplerine doğan en büyük hidayet güneşidir. O, coşan yardım denizidir...
... ve alelmil ilâhiyyis sâtı'ıl burhân, fil bika'ı vel ficâc, âyetillâhil kübrâlletîntavet bi zeyli burdetihâr rûhıyyetil acâibul âyât, ve süllemir rukâyetil ûlâllêtînhattat an ğâyetihâ min zevîs su'ûdi ğâyetül ğâyât, seyyidinâ ve seyyidi külli men lillâhi aleyhi siyâdeh, ma'dinil fadlı vel keremi vel cûdi vel ınâyeti ves se'âdeh, el habîbil a'zam, vel bahri mutamtam, vel kenzil mutalsam, ves sırâtıl akvam, ven nûril asta', vel kameril elma', vel burhânil ekmel, ves seyfil atval, mevcel ılmil ğaybî, ve dacratil mededil ezelî... ...O, yerlerde ve vadilerde burhanı parlayan İlahî ilmin alametidir. O, ruhî (mânevî) perdesinin eteğinde âyetlerin acayiplerinin toplandığı Allah'ın en büyük âyetidir. O, yükselenlerin gayelerin gayesine ulaştığı ilk yükseliş merdivenidir. Efendimiz ve Allah katında bir ululuğu olan herkesin efendisidir. Fazilet, kerem, cömertlik, inâyet ve saadet madenidir. En büyük sevgili (Habîb-i A'zam), coşkun deniz (Bahr-i Mutamtam), tılsımlı hazine (Kenz-i Mutalsam), en doğru yol (Sırât-ı Akvam), en parlak nur, en aydınlık ay, en kâmil burhan, en uzun kılıçtır. Gayb ilminin dalgasıdır, ezelî yardımın coşkusudur...
... bâbullâhıllezî lem tezelil ebvâbü dûnehû mesdûdeh, ve vechul kabûlillezî lem tebrahıl vücûhü mâ lem yüberkı'hâ sattâ'u nûri vesîletihî merdûdeh, hablullâhıllezî men temesseke bihî necâ ve emine ve sellem, ve bâbün necâhıllezî men dehale minhü ilallâhi kubile ve ruhime, seyyidüs sâdât, ve illetüz zerrât, mevlânâ ve nebiyyinâ ve rasûlunâ Muhammedin sallallâhü aleyhi ve sellem... ...O, kendisinden başka bütün kapıların kapalı olduğu Allah'ın kapısıdır. O, yüzleri vesilesinin parlak nuru örtmedikçe reddedilen kabul yüzüdür. O, kimin sarıldığı ise kurtulup emniyette kaldığı ve selâmet bulduğu Allah'ın ipidir. O, kimin girerse Allah'ın kabul edip rahmet ettiği kurtuluş kapısıdır. Efendilerin efendisi, zerrenin illeti, Mevlâmız, Nebimiz ve Resûlümüz Muhammed'e (s.a.v.)...
... ve alâ âlihi ve ashâbihî ve etbâ'ıhî ve eşyâ'ıhî vel âhızîne bi eserihî ven nâhîlîne min bahrıh, ve eğısnâ bihî ve et-hıfnâ bi kurbih, ve ahyînâ ve emitnâ alâ milletehî ve sünnetih, vahtim lenâ ve lil müslimîne bi hayr, vağfir lenâ ve li vâlideynâ ve li furû'ınâ ve usûlinâ ve lil müslimîne vel müslimât vel mu'minîne vel mu'minâti ecme'în, ve selâmün alel mürselîn, vel hamdü lillâhi rabbil âlemîn. ...Ve onun âline, ashâbına, tâbilerine, fırkalarına, eserini takip edenlere ve denizinden içenlere salât ve selâm eyle. Onunla bize imdat eyle, kurbu (yakınlığı) ile bizi şereflendir. Bizi onun milleti ve sünneti üzere yaşat ve öldür. Bizi ve bütün Müslümanları hayırla sonlandır. Bizi, anne babalarımızı, çocuklarımızı, atalarımızı ve bütün Müslüman erkek ve kadınları, Mümin erkek ve kadınları bağışla. Selâm olsun gönderilmiş olanlara. Ve hamd âlemlerin Rabbi olan Allah'adır.



موضوع: حزب الفرج للإمام السيد أحمد الرفاعي قدس الله سره    حزب الفرج للإمام السيد أحمد الرفاعي قدس الله سره
حزب الفرج للإمام السيد أحمد الرفاعي قدس الله سره
ومن أوراده رضي الله تعالى عنه: حزب الفرج ، وكان رضي الله تبارك وتعالى عنه يأمر بقراءته وقت السحر ، ويقول: تتنزل من الحضرة على أهله خلعة القبول فلا يُخزونَ بإذن الله تعالى ، وتحضر عند قراءته روحانية سيد الوجود صلى الله عليه وسلم ، وقد بُشّرَ الإمام الرفاعي رضي الله عنه إحدى عشر مرة من جده صلى الله عليه وسلم بأن من داوم على قراءة هذا الحزب لا يُخذل ولا يُخزى ولا يهان .
وهو:
بِسمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيمِ
( الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ {2} الرَّحْمـنِ الرَّحِيمِ {3} مَـلِكِ يَوْمِ الدِّينِ {4} إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ {5} اهدِنَــــا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ {6} صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِم ْوَلاَ الضَّالِّينَ {7} ) .
لا إله إلا الله 10 مرات .
الله 10 مرات .
أستغفر الله العظيم 10 مرات .
اللهم صلي على سيدنا محمد وعلى آله وصحبه وسلم 10 مرات .
حسبي الله 7 ، ثم يقرأ:
( الم {1} ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ {2} الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ {3} والَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِالآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ {4} أُوْلَـئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَـئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ {5} )
لا إله إلا الله وحده لا شريك له ، له الملك وله الحمد وهو على كل شيء قدير .
اللهم يا حي يا قيوم ، يا ذا الجلال والإكرام ، أسألك بأسرارك المستودعة في خلقك ، بعزة عرشك ، بقدس نفسك ، بنور وجهك ، بمبلغ علمك ، بغاية قدرك ، ببسط قدرتك ، بحق شكرك ، بمنتهى رحمتك ، بسلطان مشيئتك ، بعظمة ذاتك ، بكل صفاتك ، بجميع أسمائك ، بمكنون سرك ، بجميل سترك ،بجزيل برك ، بكمال منتك ، بفيض جودك ، بقاهر غضبك ، بسابق رحمتك ، بأعداد كلماتك ، بعناية مجدك ، بجليل طَولك ، بتفريد فردانيتك ، بتوحيد وحدانيتك ، بدائم بقائك ، بسرمدية قدسك ، بأزلية ربوبيتك ، بعظيم كبريائك ، بجلالك بجمالك بكمالك ، بإنعامك ، بشامخ أفعالك ، بسيادة ألوهيتك ، بجباريتك ، بحنانيتك ، بمنانيتك ، بعطفك ، بلطفك ، ببرك ، بإحسانك ، بحقك يا رباه يا غوثاه استعينك وأستجديك أن تجعل لي من كل هم وغم وكرب فرجا ، ومن كل بلاء وشدة وضيق مخرجا ، واجعل أوقاتي بك عامرة ، وسريرتي بمحبتك نيرة ، وعيني بشهود آثار لطفك قريرة ، وبصيرتي بلوامع أنوار قربك مستنيرة وبصيرة ، بحق كهيعص ، وحمعسق ، وبحق طه وطس وص ويس والر والم ون وحم وطسم ، وبسر القرآن العظيم ، يا علي يا عظيم ، يا رحمن يا رحيم ، يا بر يا كريم ، يا أول يا قديم .
اللهم يا من لا تنفعك طاعتي ، ولا تضرك معصيتي ، تقبل مني ما لا ينفعك واغفر لي ما لا يضرك .
بسم الله حسبنا الله ، لا حول ولا قوة إلا بالله .
بسم الله الذي لا يضر مع اسمه شيء في الأرض ولا في السماء وهو السميع العليم .
( فَأَوْجَسَ فِي نَفْسِهِ خِيفَةً مُّوسَى {67} قُلْنَا لَا تَخَفْ إِنَّكَ أَنتَ الْأَعْلَى {68} ) .
الله , الله , الله , توكلت على الله . ( وما توفيقي إلا بالله ) .
( اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ {255} ) .
يا دائما لا فناء ولا زوال لملكه تداركني بلطفك فإني ضعيف وأنت القوي ، وإني فقير وأنت الغني ، وإني مغلوب وأنت النصير ، وإني عاجز وأنت على كل شيء قدير .
حسبي الله لا إله إلا هو عليه توكلت وهو رب العرش العظيم .
حسبي الله ونعم الوكيل .
اللهم أحسن عاقبتنا في الأمور كلها وأجرنا من خزي الدنيا وعذاب الآخرة .
أعوذ بجلال وجه الله ، وجمال قدس الله ، من شر كل ذي شر ، ومن شر كل دابة هو آخذ بناصيتها .
اللهم إني أسألك السلامة والسعادة ونعم عقبى الدار ، وصحبة الأخيار ، ومودة الأبرار ، والنجاة من النار .
اللهم احرسني بعينك التي لا تنام ، واكنفني بكنفك الذي لا يضام ، وارحمني بقدرتك علي ، لا أهلك وأنت رجائي ، فكم من نعمة أنعمت بها علي قل لك عندها شكري ، وكم من بلية ابتليتني بها قل لك عندها صبري ، فيا من قل عند نعمته شكري فلم يحرمني ، ويا من قل عند بليته صبري فلم يخذلني ، ويا من رآني على الخطايا فلم يفضحني ، أسألك أن تصلي على محمد وعلى آل محمد كما صليت وباركت ورحمت على إبراهيم وعلى آل إبراهيم إنك حميد مجيد ، اللهم أعني على ديني بدنياي ، وعلى آخرتي بتقواي ، واحفظني فيما غبت عنه ، ولا تكلني إلى نفسي فيما حضرت معه ، يا من لا تضره الذنوب ، ولا تُنقصه المغفرة ، هب لي ما لا ينقصك ، واغفر لي ما لا يضرك ، اللهم إني أسألك فرجا قريبا ، وصبرا جميلا ، وأسألك العافية من كل بلية ، وأسألك دوام العافية ، وأسألك الغنى عن الناس ، وأسألك السلامة من كل شر ، ولا حول ولا قوة إلا بالله العلي العظيم .
اللهم فارج الهم ، كاشف الغم ، مجيب دعوة المضطرين ، رحمن الدنيا والآخرة ورحيمهما ، أنت ترحمني فارحمني رحمة تغنني بها عن رحمة من سواك .
اللهم اجعل لي من كل هم يهمني فرجا ومخرجا ، وارزقني من حيث لا أحتسب .
يا سابق الفوت ، ويا سامع الصوت ، ويا كاسي العظام بعد الموت ، صل على محمد وآل محمد ، واجعل لي من أمري فرجا ومخرجا ، إنك تعلم ولا أعلم وتقدر ولا أقدر ، وأنت علام الغيوب .
يا الله , يا الله ، يا رحمن يا رحيم ، يا تواب يا ذا الجلال والإكرام .
يا غياث المستغيثين ، يا مجيب دعاء المضطرين ، وجهت وجهي إليك ، وتوكلت منيبا خالصا عليك ، لا أرفع حاجتي إلا إليك ، خاشعا بين يديك ، صل اللهم حبالي بحبالك ، وألحقني بالصالحين ، وأيدني بجلالك ، واجعلني من عبادك المتقين ، لا تصرف وجهي بحقك إلا إلى جنابك ، ولا تجذب قلبي إلا إلى بابك ، قربني من أحبابك وأهل ولائك ، واحفظني من صحبة ذوي الرد من أعدائك ، حققني بالمعرفة المحمدية ، وحلّني بالصفات المصطفوية ، وأطلق لساني بشكرك ، واستعمل ناطقتي وقلبي بذكرك ، سلام على آل يس .
رب إني مسني الضر وأنت أرحم الراحمين .
لا إله إلا أنت سبحانك إني كنت من الظالمين ، فاستجبنا له ونجيناه من الغم وكذلك ننج المؤمنين ، اللهم إنك تعلم سري وعلانيتي وما نزل بي ولا حول ولا قوة إلا بك يا الله يا علي يا عظيم فرج عني ما أهمني وتول أمري بلطفك ، وتداركني برحمتك وكرمك إنك على كل شيء قدير .
اللهم يا موضع كل شكوى ، ويا سامع كل نجوى ، ويا كاشف كل بلوى ، يا عالم كل خفية ، يا صارف كل بلية ، يا من أغثت إبراهيم صلى الله عليه وسلم ، ويا من نجيت موصى صلى الله عليه وسلم ، يا من رفعت عيسى صلى الله عليه وسلم ، يا من اصطفيت محمدا صلى الله عليه وسلم ، صل اللهم على سيد أنبيائك وأكرم رسلك حبيبك ونبيك ورسولك سيدنا محمد وعلى آله وأصحابه واستجب دعائي ، فإني أدعوك دعاء من اشتدت فاقته ، وضعفت قوته ، وقلت حيلته ، بل أدعوك دعاء الغريب الغريق المضطر الذي يعلم كل العلم أنه لا يكشف عنه ما هو فيه إلا أنت ، يا أرحم الراحمين ارحمني ، يا غياث المستغيثين أغثني ، اكشف عني ما نزل بي من هم ، وادفع عني ما حل بي من غم ، والطف بي يا لطيف يا رحيم .
يا من يملك حوائج السائلين ، ويعلم ضمائر الصامتين ، تداركني بإغاثتك ، يا من لكل مسألة منك سمع حاضر ، وجواب كافل ، ولكل صامت منك علم محيط باطن ، مواعيدك صادقة ، وأياديك فاضلة متواصلة ، ورحمتك واسعة ، افعل بي ما أنت أهله ، ولا تفعل بي ما أنا أهله ، فإنك أهل التقوى وأهل المغفرة .
( شهد الله أنه لا إله إلا هو ) اللهم إني أعوذ بنور قدسك ، وببركة طهارتك وبعظمة جلالك من كل عاهة وآفة وطارق من الجن والإنس إلا طارقا يطرق بخير يا أرحم الراحمين ، اللهم بك ملاذي قبل أن ألوذ ، وبك عياذي قبل أن أعوذ ، يا من ذلت له رقاب الفراعنة ، وخضعت له هامات الجبابرة ، يا من بيده مقاليد السماوات والأرض ، اللهم ذكرك شعاري ودثاري ، وبظلال رحمتك نومي وقراري ، وإليك من كل فادحة فراري ، وبك في كل حادثة انتصاري ، وعليك اعتمادي ، وإلى كرم قدسك استنادي ، أشهد ألا إله إلا أنت ، اضرب علي سرادقات حفظك ، وقني هم ما أكره بحرمتك يا رحمن يا رحيم .
اللهم إني أسألك باسمك الواحد الأحد ، وأدعوك اللهم باسمك الفرد الصمد ، وأتوسل إليك باسمك العطيم الوتر ، الذي ملأ نور قدسه أركان الأكوان كلها إلا ما فرجت عني ما أمسيت فيه وأصبحت فيه حتى لا يخامر خطرات أوهامي غبار الخوف من غيرك ، ولا يمس شراع فكري أثر الرجاء من سواك ، أجرني اللهم من خزيك وعقوبتك ، واحفظني في ليلي ونهاري ، ونومي وقراري ، لا إله إلا أنت تعظيما لوجهك ، وتكريما لسُبحات عرشك ، اصرف اللهم عني شر عبادك ، واجعلني في حفظك وعنايتك وسرادقات أمنك وصيانتك ، وأعد علي عوائد لطفك وكرمك وإحسانك ، سبحانك اللهم وبحمدك ، تقدس اسمك ، وتعالى طولك .
اللهم يا مجلي العظائم من الأمور ، ويا كاشف صعاب الهموم ، ويا مفرج الكرب العظيم ، ويا من إذا أراد شيئا فحبسه أن يقول له كن فيكون ، رباه رباه أحاطت بعبدك الضعيف غوائل الذنوب وأنت المدخر لها ولكل شدة ، لا إله إلا أنت ، الغياث الغياث ، الرحمة الرحمة ، العناية العناية ، صل على عبدك ونبيك سيدنا محمد وآله والطف بي في أموري كلها والمسلمين .
اللهم احفظ أمة سيدنا محمد صلى الله عليه وسلم ، اللهم ارحم أمة سيدنا محمد صلى الله عليه وسلم ، اللهم أصلح أمة سيدنا محمد صلى الله عليه وسلم ، اللهم فرج عن أمة سيدنا محمد صلى الله عليه وسلم .
اللهم لا تجعلني ممن يرجو المخلوقين أو يعول عليهم وإذا أخذت بأزمّة خاطري إلى أحد من خلقك فليكن ممن أحببتهم حتى تكون همتي متوجهة على من أحببت فتندمج غايتها بصفة المحبة التي أفرغتها في ذلك العبد المحبب فإنك الولي لمن تحب ولا تصرف همة خاطري ولو طرفة عين إلى خلق لم تزينه
بمحبتك ، ولم تجعل له منك ودا ، وأزل حجب المستعارات عن لاحظة سري فلا ألتفت إلا إلى ما يؤول إليك ، ويعوَّل عليك ، وابعث عزم عزيمتي إلى اصفيائك وأوليائك وأحبابك المقربين وعبادك الصالحين والنبيين والمرسلين وحسن ألئك رفيقا ، ثبتني الله على ما يرضيك ، وقربني ممن يواليك ، واجعل غاية حبي وبغضي فيك ، ولا تقربني ممن يعاديك ، أدم علي نعمك وبرك ، ولا تنسني ذكرك ، وألهمني في كل حال شكرك ، وعرفني قدر النعم بدوامها ، وقدر العافية باستمرارها .
اللهم إني أسألك العفو والعافية والمعافاة الدائمة في الدين والدنيا والآخرة .
اللهم اقذف في قلبي رجاءك ، واقطع رجائي عمن سواك ، حتى لا أرجو أحدا غيرك ، اللهم وما ضعفت عنه قوتي ، وقصر عنه أملي ، ولم تنته إليه رغبتي ، ولم تبلغه مسألتي ، ولم يجر على لساني مما أعطيت أحدا من الأولين والآخرين من اليقين فخصني به يا رب العالمين ، اللهم ضاقت الحيل ، وانقطع الأمل ، وبطل العمل ، لا ملجأ ومنا منك إلا إليك .
يا مسهل الصعب الشديد ، ويا ملين قسوة الحديد ، ويا منجز الأمرين الوعد والوعيد ، ويا من هو كل يوم في شأن وأمر جديد ، أخرجني من حلق الكرب والضيق إلى أوسع الفرج وأبلج الطريق ، بك أدفع ما أطيق وما لا أطيق ، ولا حول ولا قوة إلا بالله العلي العظيم .
اللهم إني استغفرك وأتوب إليك ، وأتوكل في كل الأمور عليك ، أستغفرك من الذنب الذي اعلم ، ومن الذنب الذي لا أعلم ، إنك تعلم وأنا لا أعلم ، وأنت علام الغيوب ، وغفار الذنوب ، وستار العيوب ، وكشاف الكروب ، وإليك المصير .
اللهم إني أستغفرك من كل ذنب قوى عليه بدني بعافيتك ، أو نالته قدرتي بفضلك ، أو بسطت إليه يدي بسابغ رزقك ، أو اتكلت فيه عند خوفي منه على أمانك ، أو وثقت بحلمك ، أو عولت فيه على كريم عفوك .
اللهم إني استغفرك من كل ذنب خنت فيه أمانتي ، أو بخست فيه نفسي ، أو قدمت فيه لذاتي ، أو آثرت فيه شهواتي ، أو سعيت لغيري ، أو استغويت فيه من تبعني ، أو غلبت فيه بفضل جبلَّتي ، أو أحلت عليك فيه مولاي فلم تقبلني على فعلي ، إذ كنت سبحانك كارها لمعصيتي ، ولكن سبق علمك في اختياري واستعمالي مرادي وإيثاري ، فحلمت علي ولم تدخلني فيه جبرا ، ولم تحملني عليه ممهلا ، ولم تظلمني شيئا ، أنفذت مع اختياري قضاؤك ، أستغفرك يا أرحم الراحمين ، يا صاحبي عند شدتي ، يا مؤنسي في وحدتي ، يا حافظي في غربتي ، يا وليي في نعمتي ، يا كاشف كربتي ، يا سامع دعوتي ، يا راحم عبرتي ، يا مقيل عثرتي ، يا إلهي الحقيق ، يا ركني الوثيق ، يا جاري اللصيق ، يا مولاي الشفيق ، يا رب البيت العتيق ، أخرجني من حلق المضيق ، إلى سعة الطريق ، بفرج من عندك قريب وثيق ، واكشف عني كل شدة وضيق ، واكفني من السوء والأذى ما أطيق وما لا أطيق .
اللهم فرج عني كل هم وغم وأخرجني من كل حزن وكرب ، يا فارج الهم ، ويا كاشف الغم ، ويا منزل القطر ، ويا مجيب دعوة المضطر ، يا رحمن الدنيا والآخرة ورحيمهما ، صل على خيرتك من خلقك محمد النبي الأمي الطيب الطاهر الزكي ، وعلى آله الطيبين الطاهرين وسلم ، وفرج اللهم عني ما ضاق به صدري ، وعيل معه صبري ، وقلت فيه حيلتي ، وضعفت له قوتي ، يا كاشف كل ضر وبلية ، يا عالم كل سر وخفية ، يا أرحم الراحمين ، وأفوض أمري إلى الله إن الله بصير بالعباد ، وما توفيقي إلا بالله ، عليه توكلت وهو رب العرش العظيم .
تحصنت بعزة عزة الله ، وبعظمة عظمة الله ، وبجلال جلال الله ، وبقدرة قدرة الله ، وبسلطان سلطان الله ، وبلا إله إلا الله ، وبما جرى به القلم من عند الله ، وبلا حول ولا قوة إلا بالله ، آمنت بالله ، حسبي الله .
اللهم يا من لا تراه العيون ، ولا تخالطه الظنون ، ولا يصفه الواصفون ، ولا تغيره الحوادث ، ولا يخشى الدوائر ، يعلم مثاقيل الجبال ، ومكاييل البحار ، وعدد قطر الأمطار ، وعدد ورق الأشجار ، وعدد ما أظلم عليه الليل وأشرق عليه النهار ، ولا يواري منه سماء سماء ، ولا ارض أرضا ، ولا بحر إلا يعلم ما في قعره ، ولا جبل إلا يعلم ما في وعره ، اجعل خير عمري أواخره ، وخير عملي خواتمه ، وخير أيامي يوم ألقاك فيه ، لا حول ولا قوة إلا بالله العلي العظيم ، اللهم اطف نار من شب لي ناره ، واكفني هم من أدخل علي همه ، وأدخلني في درعك الحصين ، واسترني بسترك الوافي ، اللهم من عاداني فعاده ، ومن كادني فكده ، ومن بغى علي فخذه ، ومن نصب لي فخه بهلكة فأهلكه ، اللهم من أرادني بسوء فاجعل دائرة السوء عليه ، اللهم ارم نحره في كيده وكيه في نحره حتى يذبح نفسه بيديه ، اعتصمت بك ولذت بطول قدسك .
يا سابغ النعم ، ويا دافع النقم ، ويا فارج الكرب إذا ادلهم ، يا ولي من ظُلم ، ويا حسيب من ظلم ، يا أولا بلا بداية ، ويا آخرا بلا نهاية ، يا من له اسم بلا كنية ، اجعل لي من أمري فرجا ، ومن وهدة همي مخرجا .
يا لطيف يا لطيف يا لطيف الطف بي بلطفك الخفي ، وأغثني بمددك الجلي ، بالقدرة التي استويت بها على العرش ولم يعلم العرش مستقرك .
يا مسبب الأسباب ، يا مفتح الأبواب ، يا سامع الأصوات ، يا مجيب الدعوات ، يا قاضي الحاجات ، يا غياث المستغيثين .
اللهم إني أنتظر فرجك ، وأرقب لطفك ، صل على محمد وآل محمد وفرج عني والطف بي ولا تكلني إلى نفسي ولا إلى أحد من خلقك طرفة عين ولا اقل من ذلك ، يا جبار السموات والأرض ، لا إله إلا أنت .
لا إله إلا اله الحكيم الكريم ، لا إله إلا الله الرحمن الرحيم ، لا إله إلا الله رب السماوات والأرض ورب العرش العظيم ، اللهم إني أنزلت بك حاجاتي كلها الظاهرة والباطنة ، الدنيوية والأخروية .
عُبَيدك في فنائك ، مسكينك بفنائك ، فقيرك بفنائك .
يا من لا يعلم كيف هو إلا هو ، ويا من لا يبلغ قدرته غيره .
يا شاهدا غير غائب ، ويا قريبا غير بعيدن ويا غالبا غير مغلوب .
يا حي يا قيوم بحولك وقوتك أستعين وأستجير فارحمني يا أرحم الراحمين .
اللهم رب السماوات السبع وما أظلت ، ورب الأرضين وما أقلت ، ورب الشياطين وما أضلت ، كن لي جارا من شر خلقك كلهم جميعا أن يفرط علي أحد منهم أو أن يبغي ، عز جارك وجل ثناؤك ، ولا إله غيرك ، لا إله إلا أنت .
اللهم بجاه الحسين وأخيه وجده وأبيه وأمه وبنيه ، فرج عني وعن المسلمين ما نحن فيه ( 3 مرات , كما تلقى جماعة عن سيدنا الشيخ عبد الحكيم عبد الباسط بن سليم عليه الرحمة والرضوان ) .
وصل اللهم وسلم في كل لحظة وطرفة وحركة وسكنة على عبدك ونبيك ورسولك بحر الأسرار القدسية ، وطلسم الإشارات الرمزية ، المندمجة في صحاف العلوم الغيبية ، البرق الأول المتلألئ في سماء العماء الإحاطي قبل بروز عوالم الكيان ، والكوكب الأسبق الساطع في ابراج القدس الطمطمي ولم تنشق بردة الوجود عن صنوف الإنسان ، وروح هذه الأرواح المختلجة في عالم لطفها بين نور وظلمة ، وشمس الهداية الكبرى المشرقة من حضرة الإفاضة إلى قلوب هذه الأمة ، عيلم المدد المواج ، وعلم العلم الإلهي الساطع البرهان ، في البقاع والفجاج ، آية الله الكبرى التي انطوت بذيل بردتها الروحية عجائب الآيات ، وسُلَّم الرقاية الأولى التي انحطت عن غايتها من ذوي الصعود غاية الغايات ، سيدنا وسيد كل من لله عليه سيادة ، معدن الفضل والكرم والجود والعناية والسعادة ، الحبيب الأعظم ، والبحر المطمطم ، والكنز المطلسم ، والصراط الأقوم ، والنور الأسطع ، والقمر الألمع ، والبرهان الأكمل ، والسيف الأطول ، موجة العلم الغيبي ، وضجة المدد الأزلي ، باب الله الذي لم تزل الأبواب دونه مسدودة ، ووجه القبول الذي لم تبرح الوجوه ما لم يبرقعها سطّاع نور وسيلته مردودة ، حبل الله الذي من تمسك به نجا وأمن وسلم ، وباب النجاح الذي من دخل منه إلى الله قبل ورحم ، سيد السادات وعلّة الذرات ، مولانا ونبينا ورسولنا محمد صلى الله عليه وسلم ، وعلى آله وأصحابه وأتباعه وأشياعه والآخذين بأثره والناهلين من بحره ، وأغثنا به وأتحفنا بقربه ، وأحينا وأمتنا على ملته وسنته ، واختم لنا وللمسلمين بخير ، واغفر لنا ولوالدينا ولفروعنا وأصولنا وللمسلمين والمسلمات والمؤمنين والمؤمنات أجمعين ، وسلام على المرسلين ، والحمد لله رب العالمين




Reply


Forum Jump:


Users browsing this thread: 1 Guest(s)